
Çatı katmanları arasına ulaşan su buharını çatıdan atmak ve ısı yalıtım katmanlarının verimli olarak çalışmasını sağlamak amacıyla çatı kaplama malzemesi ile su yalıtım katmanı arasında sürekli ve etkin bir havalandırma sağlanmalıdır. Bu şekilde oluşturulan hava sirkülâsyonu ile yaz aylarında kiremit altında oluşan ısınmış durağan hava kütlesinin dışarı atılarak, çatı altında serin bir alan yaratılması, kışın ısı kaybı yaratılmadan bina içindeki nemin ve buharın kontrollü bir şekilde dışarı atılarak, çatı örtüsü üzerindeki karın doğal ve dengeli erimesinin sağlanır.
Kaplama malzemesi ile su yalıtım malzemesi arasında havalandırma olmadığı durumda, yaz aylarında, çatı kaplama malzemesi ile su yalıtım malzemesi arasındaki durağan hava, güneşin IR ışınları nedeniyle aşırı ısınır (Şekil 1). Çoğu zaman kaplama malzemesinin yüzey sıcaklığı ve altında bulunan durağan havanın sıcaklığı, dış ortam hava sıcaklığından daha yüksek olur. Kaplama malzemesi ile su yalıtım malzemesi arasında havalandırma olduğu durumda ise, saçaklardan hava tabakasına gelen hava ısınarak yükselir ve mahya boyunca düzenlenen deliklerden dışarı atılır. Böylece çatı kaplama malzemesi altında bulunan ısınmış durağan hava dışarı atılmış olur (Şekil 2). Ayrıca, yağmur nedeniyle su yalıtım malzemesi üzerinde biriken suların buharlaşması sonucu oluşan su buharı da dış ortama atılarak, ortamın kuru kalması sağlanmış olur. Kış aylarında ise, hava sirkülasyonu, çatı kaplaması üzerinde biriken karın doğal ve eşit bir şekilde erimesini sağlar (Şekil 3). Böylece saçaklarda buzlanma oluşmaz.

Şekil 1 ve 2 Yaz aylarında güneşin IR ışınlarının havalandırmasız (1) ve havalandırmalı (2) çatıda etkileri

Şekil 3 ve 4 Kış aylarında güneşin havalandırmalı (3) çatıda, çatı kaplaması üzerinde biriken karın, doğal ve eşit bir şekilde erimesi durumu ve havalandırmasız (4) çatıda buzlanma durumu
Eğimli çatılarda karşılaşılan problemlerden biri de yoğuşmadır. İç ortamdaki su buharı, soğuk çatılarda veya sıcak çatılarda kullanılan ısı yalıtım malzemelerinin bünyesine nüfuz ettikten sonra, ısı yalıtım malzemesinin soğuk tarafına geçer ve kaplama malzemesinin altında bulunan su buharı geçirimsiz su yalıtım malzemesi nedeniyle burada yoğuşur ve su haline dönüşür. Yoğuşma sonucunda oluşan su, metal konstrüksiyonlu çatılarda korozyona, ahşap konstrüksiyonlu çatılarda ise çürüme, küf gibi hasarlara neden olabilir. Şekil 6'da, hava sirkülâsyonu sağlanmamış ahşap konstrüksiyonlu çatıda, iç ortamdan kaynaklanan su buharının ısı yalıtım malzemesi geçtikten sonra, su buharı geçirimsiz su yalıtım malzemesi nedeniyle dış ortama atılamaması sonucunda kaplama tahtası altında oluşan yoğuşmayı göstermektedir. Buna engel olmak için çatının katmanları arasında uygun hava boşlukları yaratılarak çatının nefes alması sağlanmalıdır. Bu boşluklarda yaratılan hava akımlarıyla katmanlar arasına gelen su buharları dışarı atılmalıdır.
Çatı katmanlarına ulaşan buhar hava boşluklarına atılırken, soğuk hava ile karşılaşınca yoğunlaşıp su haline gelecektir. Bunu önlemek için buharın dengelenip hava boşluğuna verilmesi gerekir, başka bir deyişle, belirli yerlerden yoğun bir şekilde buharı hava boşluğuna vermemek gerekir, buharı çatı altına yayıp, yoğunluğunun düşürülüp hava boşluğuna verilmesi ve su haline gelmesinin önlenmesi gerekmektedir. Bu görevi yapacak tarzda üretilmiş malzemeler vardır. Bu malzemeler, buharı dengeleyerek geçirir, yukarı geçen buhar herhangi bir şekilde yoğunlaşıp su haline gelirse, bu suyu aşağı geçirmez, hava boşluğundaki yüzeyde meydana gelen bu nem de, kısa sürede hava akımlarıyla atılır.

Alış
|
Satış | |
$ USD |
1.5032 |
1.5105 |
€ EUR |
1.9644 |
1.9739 |
£ Sterlin |
2.3491 |
2.3614 |
AUD |
1.3531 |
1.362 |
Riyal |
0.40205 |
0.40278 |
JPN Yeni |
1.7226 |
1.734 |
Güncelleme:
29.07.2010
|
||