Ahşap
pencerelerin özellikleri
* Uzun ömürlüdür. Paslanmaz, korozyona
uğramaz, mor ötesi ışınların etkisiyle kırılganlaşmaz.
İngiliz standartları çam doğramalar için 60 yıl hizmet
ömrü veriyor.100 yıldan beri çalışan pencereler bulmakta
mümkündür.
* Ahşap pencereler boyut ve şekil
değiştirmez. Ahşap üstün mekanik özelliklere sahiptir.
Ahşabın taşıma gücü, eğrilme ve bükülmeye direnci, ısı
değişiklikleri ile boyut değiştirmemesi, onu pencere üretimi
için en ideal malzeme yapmaktadır. Örneğin metal doğramalar
ısı ile boyut değiştirir ve bu da kasa kanat arasındaki
uyumu etkiler. Sonuç olarak bir metal doğramanın hava
sızdırması 20°C ile 50°C arasında iki kat artabilmektedir.
Aynı ısı değişimi ahşap doğramada hiçbir değişiklik yapmaz.
* Ahşap pencerelerin bakımı ve
tamiri kolaydır. En büyük hasara uğramış, çürümüş ahşap
pencereyi bile bir marangozun tamir etmesi kolaydır. Çürük
kısım kesilip atılır yerine sağlam malzeme eklenir. ahşabın
vida tutma kabiliyetinin yüksek olması da çok büyük bir
avantaj. Kolayca bozulan menteşeleri değiştirebilir, pencere
kolunu yenileyebilirsiniz.
* Ahşap her şekle girer. Sınırsız
şekil, doku ve renk olanağı sunar. Ayrıca renk değiştirme
olanağı tabi, aynı pencereye bakmaktan sıkılırsanız rengini
değiştirebilirsiniz.
* Ahşap pencereler güvenlidir.
Lamine masif ahşap eğrilip bükülmediği için, rüzgar yüklerine
dayanıklıdır. Hırsızlar da ahşap pencereleri sevmezler.
Ahşap doğramayı kesmek veya kanadı kasadan ayırmak kolay
değildir.
* Ahşap pencereler ekonomiktir.
* Ahşap pencerenin montajı kolaydır.
Hata kabul eder. Kör kasada veya pencerenin kendisinde
ufak tefek boyut hataları montaj sırasında sıradan bir
marangoz tarafından bile düzeltilebilir.
* Ahşap çok iyi ısı yalıtımı sağlar.
Isı yalıtımı özelliği çelikten 400 kat, alüminyumdan 1800
kat daha fazladır. Kullanım ömrü boyunca da bu özelliğini
muhafaza eder.
* Ahşap çevrecidir. Çevre kirliliğinin
azlığı ve en önemlisi; kaynağının yenilenebilir olması,
ahşap pencereyi çevre konusunda rakipsiz kılmaktadır.
Panjur
Panjurlar aksesuarları, işlevleri
ve görselliğe katkılarıyla bir evin havasını tamamen değiştirebilirler.
'Pencere açık, panjur kapalı' olunca sıcak yaz gecelerinde
serinlemek te kolaylaşıyor.
Panjurların tarihi, pencerelerde
cam kullanılmadığı dönemlerde başlıyor. Kışın yağmurdan
ve soğuktan, yazın güneşten ve çoğu zaman da sesten ve
hırsızlıktan koruma amacıyla doğmuş.Pekçok kaynağa göre,
bir çok dekoratif mimari unsurda olduğu gibi, panjurlar
ilk olarak eski Yunan evlerinde kullanılmış. Bol güneşli
Akdeniz ve Ege ikliminde, evlerde hava dolaşımını, korunmayı
ve ışık girişini sağlamak amacıyla tasarlanmış.
İlk
panjurlar mermer panellerden yapılmış. Daha sonra, daha
kolay üretilebilir olması dolasıyısıyla ahşap kullanımı
artmış. Ahşap kullanımıyla birlikte panelleri hareket
ettirilebilir panjur üretilmiş, böylece hava ve ışık girişinin
de kontrolü sağlanmaya başlanmış. İç panjurların yaygınlaşması
da, ev dekorasyonuna çok önem verilen 18. yüzyıl başlarına
denk geliyormuş ki, kimilerine göre perde kumaşları çok
pahalı olduğundan panjurlar daha popülermiş. Son dönemlerde
sadece dekoratif amaçla kullanılıyor gibi gözükseler de,
camdan daha dayanıklı olduklarından, özellikle rüzgarlı
ve fırtınalı yerlerde, panjurlar hala ilk işlevlerini
görüyorlar.
Panjurların ilginç efsaneleri
de var. 17. yüzyılda Fransız Kralı Louis XIV'nin sarayına
bahçesindeki havuzlarda yüzen kadınları gizli gözlemek
amacıyla panjurlar yaptırdığı söylenirmiş. Harem dairelerine
bakan kafesler gibi, 'gözetleyenin' görülmediği panjurlar,
daha pekçok 'gözetleme' hikayesine de konu olmuş.
Geleneksel Türk evlerinde de panjurların
yeri çok önemli. Evlerde esas yaşama alanı en üst kat
olduğundan, mimari dekorasyonlar da en çok bu katta yapılır.
Zemin kat genellikle daha kapalı ve küçük pencereli, üst
katlar ise geniş ve dekoratif pencereli olur. Alt kat
pencereleri demir korkuluklarla kapatılırken, üst kat
pencereleri ahşap panjurlarla süslenir. Günümüzün yeni
yapılarında çok yaygın olmasa da, panjurlar bir evin dış
cephesinin en dekoratif unsuru.
Alüminyum ithal izolasyonlu panjur
profillerinde piyasada kullanılan ve tanınan iki model
vardır. Birincisi 55'lik diğeri 39'luktur. 55'likpanjur
profili genellikle daha mukavim olduğu için villalarda
tercih edilir. Çünkü villalarda genellikle doğramalarda
geniş ölçülere sıkça rastlanır. Villalarda ön planda olan
mukavemettir. Çoğunlukla otomatik motorlu panjur tercih
edilir. İstenirse ipli (manuel) veya redüktörlü de yapılabilir.
Dairelerde
ise önemli olan en küçük kutu ile sorunu çözmektir. Bu
yüzden 55'lik panjura göre daha zayıf olan ama daha az
yer kaplayan dolayısı ile binanın dış görüntüsünü fazla
bozmayan 39'luk panjur tercih edilir. (Bazı firmalar bu
ürünü 40'lık olarak adlandırır ama aslında aynıdır. Arada
sadece 1mm gibi önemsiz bir fark vardır.
Kutu çözümlerinde
ençok karşılaşacağınız üç tiptir: MDF, monoblok ve alüminyum
ithal kutu. Villalarda, yükseklikleri müsait olduğu
için MDF, dairelerde ise alüminyum tavsiye edilir. Dolayısı
ile yükseklik kaybı daha az olur.
Motorlu
Panjur Sistemleri
Panjur profilleri: Dış yüzeyi
alüminyum kaplı içi poliüretan dolguludur. 39 mm, 41
mm, 55 mm çeşitli ebatlardadır. Dış yüzeyleri üç kat
özel boyayla kaplı korozyona karşı dirençlidir.
Motorlar :
5 kg dan 600 kg' a kadar muhtelif güçte motorlar kullanılmaktadır.
Plastik Pencere
Sistemleri
Pvc genellikle tuzdan üretilmektedir.
Bu yapı malzemesinin ve pencerelerin üretiminde az miktarda
enerji sarfiyatı vardır.
Alüminyum
Pencere Sistemleri
Alüminyum sektörü ülkemizde
hak ettiği noktada değil ama ciddi bir istihdam sağladığı
da gerçek.
Ahşap Pencere
Sistemleri
Pvc kullanımın yaygınlaşmasıyla
kullanım oranı giderek azalan ahşap, pencerelerdeki
yerine dönmeye hazırlanıyor. |